Mesai saati, istilanın saati değildir
Uygulamanın hangi saatte yapıldığı bir konfor tercihi değil; hem teknik sonucu hem kayıt tarafını belirleyen bir parametre.
Bir işletmede uygulama saatinin ne zaman olacağı, çoğu zaman ilaç seçiminden daha çok tartışılıyor. Bunun sebebi basit: saat, hem işin kalitesini hem işletmenin kaybettiği zamanı belirliyor. İki tarafı da doğru kurmak mümkün, ama önce hangi mekânın hangi saati gerektirdiğini ayırmak gerekiyor.
Kapanış sonrasında çalışılan yerler
Gıda üreten ve servis eden mekânlarda uygulama servis bittikten ve yüzey temizliği yapıldıktan sonra yapılır. Sırası tersine dönerse iki sorun birden çıkar: temizlik ekibi taze uygulamayı siler, ya da uygulama gıdanın hazırlandığı yüzeylere denk gelir. Otelde iş oda boşalmasına bağlıdır; dolu bir katta çalışmak mümkün değildir ve tahta kurusu tespitinde oda satıştan çekilir. Okul ve kreşte uygulama hafta sonuna, yarıyıla ya da tatile alınır; çocuk alanında bekleme süresini kısaltacak bir esneklik aranmaz. Plazada mesai bitiminden sonra başlanır ve sabah açılışına kadar havalandırma için yeterli aralık bırakılır. Depoda vardiya arası veya sevkiyatın durduğu gün seçilir.
Bu mekânlarda gece çalışmanın teknik bir üstünlüğü de var: yüzeyler boş olduğu için gerçekten uygulanması gereken yerlere ulaşılıyor, insan trafiği olmadığı için maruziyet riski düşüyor ve sabah açılmadan önce gerekli yerler silinebiliyor.
Konut tarafında gece nadiren gerekiyor
Evlerde gece uygulaması genellikle bir ihtiyaç değil, bir alışkanlık talebi. Gündüz yapılan bir uygulama, uygun bekleme ve havalandırma süresiyle akşam eve dönüldüğünde tamamlanmış oluyor. Gerçekten saat gözetmeyen durumlar var: gece yoğunlaşan ısırık şikâyeti, bodrumdan ani ve toplu kemirgen hareketi, gider hattı patlaması sonrası çıkış. Bunlar için çalışan bir acil hattı tutmanın karşılığı var.
Buna karşılık her çağrı bu kategoriye girmiyor. Mutfakta gece görülen tek bir karınca, planlı bir randevuda çok daha iyi çalışılıyor; çünkü hattın nereden geldiğini gündüz ışığında takip etmek daha kolay.
Kayıt kısmı: saat, alan, süre, imza
İşyerlerinde tutulan uygulama kaydının en çok bakılan kalemleri teknik değil, zamansal oluyor. Hangi tarihte, saat kaçta başlandı ve kaçta bitti. Hangi alanlar uygulandı, hangileri uygulanamadı ve neden. Uygulanan üründen sonra alana ne kadar süre girilmeyeceği. Kimin nezaret ettiği ve kimin imzaladığı.
Bu dört kalem, bir denetimde sorulduğunda hafızadan cevaplanacak şeyler değil. Yazılı olmadığında işletme kendi lehine olan bir gerçeği kanıtlayamaz duruma düşüyor: uygulama yapılmış olsa bile “yapıldığı belgelenmemiş” başlığına giriyor.
Aynı kayıt, bir personel şikâyeti çıktığında da işe yarıyor. Alanın ne zaman boşaltıldığı ve ne zaman yeniden açıldığı yazılıysa tartışma kısa sürüyor.
Personelin rolü yazılı olmalı
Bir işletmede uygulama saatinin işe yaraması, o saatte kimin ne yapacağının belli olmasına bağlı. Gıda ve ambalaj kapalı kaba alınacaksa bunu yapacak kişi bellidir. Ekipmanın örtülmesi, tezgâhın boşaltılması, soğuk oda kapağının açılması ve uygulama sonrası hangi yüzeyin silinip hangisinin silinmeyeceği — hepsi bir kişiye bağlanır.
Bu maddelerin bir eğitim slaytında değil, mutfağın duvarında asılı tek sayfalık bir listede durması işe yarıyor. Vardiya değiştiğinde listeyi okuyan yeni kişi de aynı işi yapıyor; hatırlamaya dayalı bir düzen ise ilk izinde bozuluyor.
Tahliye ve yeniden giriş süresini kim belirler
Bu süre bir pazarlık konusu değil; uygulanan ürünün etiketinde ne yazıyorsa odur. İşletmenin açılış saati yüzünden süreyi kısaltma isteği geldiğinde cevabımız olumsuz oluyor. Yapılabilecek olan, uygulamayı daha erken saate almak veya alanı bölerek çalışmak. Süreyi kısaltmak listede yok.
Bir de sürenin nereden başladığı meselesi var. Bekleme, ekip çıktığı andan değil, son alandaki uygulama bittiği andan itibaren sayılır. Katlar halinde çalışılan bir binada bu fark saatlere ulaşabiliyor ve açılış planını yapan kişinin bunu bilmesi gerekiyor.
Havalandırma da kâğıt üstünde kalmamalı. Pencerelerin açılacağı, klimanın çalıştırılacağı, mekanik havalandırmanın devreye gireceği saat baştan belirlenir. Bunu yapacak kişinin kim olduğu yazılmazsa çoğu zaman kimse yapmıyor.
Bulamadığımızda ne yapıyoruz
Randevu saatinde kapı açılmazsa kapı altına not bırakıp gitmiyoruz. Arıyoruz, yeni bir saat konuşuyoruz ve o adresin uygulanamadığını kayda geçiriyoruz. Site ve toplu iş dosyalarında bu kayıt önem taşıyor: ay sonunda “kaç daire yapıldı, kaç daire açılmadı” sorusunun cevabı oradan çıkıyor ve yönetim o listeyle ikinci turu planlıyor.
Etiketler
- hukuk
- işletme
- gece uygulaması
- kayıt
- triyaj
