Kadıköy tarafında bir kiralık daire, iki kişi oturuyor. Üç haftadır süren sabah kızarıklıkları önce alerji sanılmış, sonra bir arama sonucunda tahta kurusu şüphesi doğmuştu. Kapıyı çaldığımızda karar çoktan verilmişti: yatak atılacaktı, hatta nakliyeciyle konuşulmuştu bile. Bizden istenen şey yeni yatak gelmeden evi ilaçlamaktı.
Yatakta bulamadığımız şey
Yatak dikişlerini, baza kasnağını, başlığın duvara bakan yüzünü ve süpürgelik hattını taradık. Beklenen izlerin hiçbiri yoktu — ne kurumuş dışkı noktası, ne kabuk, ne yumurta. Bir yatak birkaç haftadır kullanılıyorsa ve orada beslenme oluyorsa, dikişte mutlaka bir iz kalır. Bu yatak temizdi ve bunu söylemek ev sahibini rahatlatmadı; aksine “o zaman nereden ısırılıyoruz” sorusu ortaya çıktı.
Soruyu değiştiren şey takvimdi
Isırıkların ne zaman başladığını sorduk. Yaklaşık üç hafta. Sonra ikinci soruyu sorduk: son iki ayda eve ne girdi. Cevap bir ay önce ilan üzerinden alınmış, oturma odasına konmuş bir köşe koltuktu. Isırıklar koltuğun eve girmesinden yaklaşık dokuz gün sonra başlamıştı. Tahta kurusu dosyalarında teşhisi çoğu zaman fener değil, tarih sırası kuruyor.
Koltuk ne anlattı
Koltuğun oturma minderleri kaldırıldığında, arka kasnağın kumaşla ahşabın birleştiği dikiş hattında koyu noktalar ve birkaç kabuk göründü. Ahşap ayaklardan birinin vida yuvasında da iz vardı. Ev sahiplerinden biri akşamları o koltukta uyuklama alışkanlığına sahipti ve ısırıkların yoğunlaştığı yer de kol ve omuzdu. Yani beslenme yatakta değil, salonda oluyordu ve gece yatağa dönen kişi kendisiyle birlikte hiçbir şey taşımıyordu — henüz.
Ne yaptık
Koltuk atılmadı; atılırsa merdiven boşluğuna ve sokağa dağılma riski vardı ve ev sahipleri de yeni aldıkları eşyayı kaybetmek istemiyordu. Dikiş hattı boyunca sıvı uygulama yapıldı, ahşap birleşimlere ve vida yuvalarına ısı desteği verildi, minderler tek tek ele alındı. Yatak temiz olmasına rağmen önlem olarak koruyucu kılıf takıldı ve nevresim takımları yüksek sıcaklıkta yıkanıp poşetlendi. Salon halısı ve süpürgelik hattı da kapsama alındı.
İkinci turda çıkan eksik
On beşinci gün kontrolünde yeni ısırık yoktu, ama bir noktada canlı birey bulduk: koltuğun arkasında duran perdenin alt kenarı ve oradaki duvar-süpürgelik birleşimi. İlk turda perdeyi kaldırıp arkasına bakmamıştık; koltuk duvara dayalı olduğu için o hat gözden kaçmıştı. Perde yıkandı, birleşim hattı işlendi, ikinci bir kontrol daha planlandı. Üçüncü haftada temiz çıktı.
Atmanın neden çözüm olmadığı
Ev sahiplerinin ilk planına dönelim, çünkü çok yaygın bir refleks. Bir eşyayı atmak, içindekini yok etmiyor; sadece taşıyor. Koltuk asansöre sığmıyordu, yani merdivenden indirilecekti; her sahanlıkta duvara temas edecek, kapı önlerinden geçecek ve sokakta bir süre bekleyecekti. Bu güzergâhın tamamı, apartmanın ortak alanı. Üstelik atılan eşyanın yerine gelen yenisi, işlenmemiş bir salona, aynı süpürgeliğin ve aynı prizin yanına konacaktı. Bir eşya gerçekten atılacaksa bunun da bir usulü var: yerinde işlem yapıldıktan sonra, kalın örtüyle sarılıp bantlanarak ve kullanılamaz hale getirilerek çıkarılır. Ama çoğu dosyada buna gerek kalmıyor.
Diğer odaya da bakıldı
Kaynak salonda bulunduktan sonra bile ev arkadaşının odası tarandı ve orası temiz çıktı. Bunu atlamıyoruz, çünkü bir evde bir kişi ısırılıyor diğeri ısırılmıyorsa bu, ikinci kişide yerleşme olmadığı anlamına gelmiyor; ısırık tepkisi kişiden kişiye değişiyor ve bazı insanlarda hiç kızarıklık oluşmuyor. Bu evde gerçekten temizdi, ama karar taramayla verildi, ifadeyle değil. Uyunan her yüzey — yataklar, kanepe, misafir yatağı — kapsama alınıyor.
Satıcının söylediği ile bilinen şey
Koltuğu satan kişi ilanında eşyanın “evden” olduğunu yazmıştı; hangi evden geldiği, ne kadar süredir kullanıldığı, önceki adreste bir sorun yaşanıp yaşanmadığı bilinmiyordu. İkinci el eşyada bu bilgilerin hiçbirini doğrulamak mümkün değil ve ilan fotoğrafı da dikişi göstermez — fotoğraflar her zaman minder takılı ve kasnak kapalı çekilir.
Eve eşya girerken yapılabilecek şey
Bu dosyadan sonra ikinci el eşya için önerdiğimiz kontrol basitleşti: eşyayı eve almadan önce, mümkünse merdiven sahanlığında veya balkonda, minderleri kaldırıp kasnak dikişine, fermuar bandına, ahşap birleşimlere ve vida yuvalarına iyi bir ışıkla bakmak. On dakikalık bir iş. Bir de eve giren her büyük eşyanın tarihini bir yere not etmek — üç ay sonra bir şey olursa, o tarih teşhisin yarısını hazır veriyor.
Yatağı atmak isteyen ev, yatağı evde tuttu. Asıl mesele hangi eşyanın gittiği değil, hangi dikişe bakıldığıydı.
Etiketler
- saha
- tahta kurusu
- ikinci el eşya
- dikiş
- zaman çizgisi
